Dünyanın gündemi içerisinde olan ve suyun varlığını gün geçtikçe tehlike altına
sokan küresel ısınma artık su arıtma cihazlarını kullanmayı zorunlu kılar hale
geliyor. Su Arıtma Cihazları, daha önceleri kuyu suyu çıkarılan yerlerde tercih
sebebi iken artık şehir merkezlerinde de haklı olarak kullanılmaya başlandı...
Belediyelerce suların yeteri kadar arıtılamaması ve sularda çıkan arsenik
miktarlarının yüksek oranda olması tüm halkı tedirgin edici düzeye
ulaşabiliyor. Tam olarak arıtılamayan sular da insan sağlığına zarar veriyor.
Bu sebeple kimi vatandaşlarımız hazır, şaşal suya sarılırken kimileri de kendi
suyunu kendi ikinci kez arıtmayı tercih ediyor. İkinci yol daha zor ve masraflı
görünse de dışarıdan göründüğü kadar zor olmuyor. Artık piyasa örneklerini
görebileceğimiz onlarca su arıtma cihazı ve bunların çeşitli modelleri var ki
evimizde pratik olarak şebeke suyuna bağlayabildiğimiz ve suyumuzu Reverse
Osmosis, yani Ters Osmoz ile kolaylıkla arıtabiliyoruz. Oldukça kullanışlı ve
piyasa değeri yüksek olmayan bu cihazlar ile hem sağlığımızı düşünmüş oluyoruz,
hem de cebimizi...
Ayda ortalama olarak 7 damacan su tükettiğimizi ve her damacanın ortalama
olarak 7 ytl olduğunu düşünürsek, aylık 50 ylt suya vermekte, ki bu sırf içme
suyu şeklinde, ve de yıllık olarak 600 ytl gibi bir miktar harcamaktayız. Oysa
pompalı tezgah altı su arıtma cihazları şeklinde tabir edebileceğimiz mini
teknoloji harikalarını 500 ytl civarında edinebiliriz. Böylelikle hem
sağlığımızı hem cebimizi hem de geleceğimizi düşünmüş olacağız...
Peki ama bu su arıtma cihazları hangi mantığa göre çalışıyor diyecek olursanız,
hemen açıklamakta fayda görüyorum. İçtiğimiz suyun sağlıklı olmasını sağlayan
su arıtma cihazları, suyun çok yoğundan az yoğun ortama geçme isteği yani osmoz
hareketini tersine çevirmek koşuluyla sağlanır. Bunu da yarı geçirgen bir
membran ile sağlanır. Basınç değişimi ve mineral yoğunluğu ile arı su, çeşitli
bileşiklerden ayrıştırılır... |